Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 10.06.2015 tarihli bozma kararında, sanığın eylemini 'maktulün bıçakla saldırmasının yarattığı hiddetin etkisinde' gerçekleştirdiği belirtilmektedir. Bu ifade, ceza hukukundaki hangi kuruma işaret etmektedir ve bu durumun sanığın cezasında nasıl bir indirim sağlaması beklenir?
Bu ifade, ceza hukukunda bir hukuka uygunluk nedeni veya kusurluluğu azaltan bir hal olan 'haksız tahrik' kurumuna (TCK m. 29) işaret etmektedir. Haksız tahrik, bir kimsenin, haksız bir fiilin kendisinde meydana getirdiği 'hiddet veya şiddetli elemin' etkisi altında suç işlemesi durumunda cezasında indirim yapılmasını öngören bir düzenlemedir. Kararda belirtilen, maktulün sanığa küfretmesi ve ardından bıçakla saldırması, 'haksız bir fiil'dir. Sanığın bu fiilin yarattığı 'hiddetin etkisiyle' cinayeti işlemesi ise haksız tahrik altında hareket ettiğini gösterir. Haksız tahrik altında kasten öldürme suçunu (TCK m. 81) işleyen failin cezası, müebbet hapis yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezasına indirilir. Eğer eylem nitelikli öldürme (TCK m. 82) ise, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Dolayısıyla bu tespit, sanığın cezasında kanunda belirtilen oranlarda ciddi bir indirim yapılmasını gerektirir.