Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 2011/3796 sayılı kararında, Nüfus Hizmetleri Kanunu'na göre bir kişinin adının ancak 'bir kez' düzeltilebileceği belirtilmiştir. Bu kural, TMK m. 27'de düzenlenen adın değiştirilmesi hakkı ile nasıl bir ilişki içindedir? Bir kişi, adını dava yoluyla değiştirdikten sonra, başka bir haklı sebeple tekrar değiştirmek için dava açabilir mi?
Yargıtay kararında atıf yapılan Nüfus Hizmetleri Kanunu'ndaki 'bir kez düzeltilme' kuralı, genellikle nüfus idaresi tarafından yapılan maddi hataların düzeltilmesine veya belirli kanunlarla tanınan idari başvuru yollarına ilişkindir. TMK m. 27'de düzenlenen ve mahkeme kararıyla adın değiştirilmesi hakkı ise, bu tür idari sınırlamalara tabi değildir. TMK m. 27, adın değiştirilmesi için 'haklı bir sebebin' varlığını yeterli görür ve kaç kez değiştirilebileceğine dair bir sınırlama getirmez. Hukukun genel ilkelerine göre, haklı sebep var oldukça bir hakkın kullanılması engellenemez. Dolayısıyla, bir kişi, adını mahkeme kararıyla değiştirdikten yıllar sonra, yeni ortaya çıkan ve önceden öngörülemeyen başka bir haklı sebebe (örneğin, yeni isminin kötü şöhretli bir suçluyla anılmaya başlanması) dayanarak tekrar isim değiştirme davası açabilir. Yargıtay'ın anılan kararı, somut olayın özelliklerine göre ve muhtemelen mükerrer veya keyfi talepleri önleme amacıyla verilmiş olabilir; ancak TMK m. 27 açısından mutlak bir engel teşkil etmez. Her yeni talep, kendi haklı sebepleri içinde değerlendirilmelidir.