TCK m. 184'te düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçunda, cezanın ertelenmesi, HAGB veya adli para cezasına çevrilmesi gibi ceza hukuku kurumları açısından failin, ruhsata aykırı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi ne gibi bir sonuç doğurur? Bu durumu TCK m. 184/5'teki özel düzenleme çerçevesinde açıklayınız.
TCK m. 184/5, imar kirliliği suçu için çok özel ve lehe bir 'etkin pişmanlık' hükmü düzenlemiştir. Bu maddeye göre, kişinin ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı, sonradan imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi durumunda; a) Henüz kamu davası açılmamışsa, kamu davası açılmaz (kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir). b) Kamu davası açılmışsa, açılmış olan kamu davası düşer. c) Mahkumiyet kararı verilmiş ve kesinleşmişse, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla (adli sicil kaydı dahil) ortadan kalkar. Bu düzenleme, cezanın ertelenmesi, HAGB veya adli para cezasına çevrilmesinden çok daha lehe bir durumdur. Çünkü bu kurumlar bir mahkumiyetin varlığını veya en azından suçun işlendiğinin tespitini gerektirirken, TCK m. 184/5'teki etkin pişmanlık, suçun işlenmiş olmasına rağmen cezai sorumluluğu tamamen ortadan kaldırmaktadır. Bu nedenle fail, yargılamanın her aşamasında (hatta hüküm kesinleştikten sonra bile) yapıyı ruhsata uygun hale getirerek bu hükümden yararlanabilir ve hakkındaki cezai süreç tamamen son bulur.