Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/1573 sayılı kararında, eser sözleşmesinden kaynaklanan bir alacak davasında, yargılama sırasında ölen davalının mirasçıları arasında 'zorunlu dava arkadaşlığı' olduğu belirtilmiştir. Bu kavramı açıklayınız ve dava sırasında taraflardan birinin ölümünün taraf ve dava ehliyeti üzerindeki etkilerini HMK m. 114/1-d bağlamında izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84795

'Zorunlu dava arkadaşlığı', maddi hukuka göre bir hakkın birden fazla kişi tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kişiye karşı birlikte ileri sürülmesinin zorunlu olduğu hallerde ortaya çıkar. Dava arkadaşları, davada ancak birlikte hareket edebilirler. Ölen bir kişinin malvarlığına ilişkin davalarda, tereke üzerinde elbirliği mülkiyeti bulunduğu için mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Taraf ehliyeti (TMK m. 28) ve dava ehliyeti, HMK m. 114/1-d uyarınca bir dava şartıdır. Yargılama sırasında taraflardan birinin ölümüyle, ölen kişinin taraf ehliyeti sona erer. Bu dava şartı eksikliği, davanın hemen reddini gerektirmez. Mahkeme, HMK m. 55 uyarınca yargılamayı durdurur ve ölen kişinin mirasçılarını usulüne uygun olarak davaya dahil ederek taraf teşkilini yeniden sağlar. Yargıtay'ın anılan kararında da vurgulandığı gibi, bu yapılmadan, yani zorunlu dava arkadaşı olan tüm mirasçılar davaya dahil edilmeden yargılamaya devam edilmesi, dava şartı eksikliğiyle ve savunma hakkının ihlaliyle malul bir yargılama olur ve bu durum kararın bozulmasını gerektirir.