İİK m. 38'de sayılan 'ilam mahiyetini haiz belgeler' nelerdir ve bu belgelerin ilamlardan farkı olmaksızın icra edilmesinin hukuki dayanağı nedir? Bu belgelerden biri olan 'icra dairesindeki kefaletler'in niteliğini açıklayınız.
İİK m. 38'de sayılan ilam mahiyetini haiz belgeler, kesinleşmiş bir mahkeme kararı (ilam) olmamalarına rağmen, kanun tarafından ispat gücü ve icra edilebilirlik açısından ilamlarla eşdeğer tutulmuş belgelerdir. Bunlar şunlardır: 1) Mahkeme huzurunda yapılan sulhler, kabuller. 2) Para borcu ikrarını içeren ve re'sen (doğrudan noter tarafından) tanzim edilen noter senetleri. 3) İstinaf ve temyiz kefaletnameleri. 4) İcra dairesindeki kefaletler. Bu belgelerin ilamlı icraya konu edilebilmesinin hukuki dayanağı, içerdikleri borç ikrarının veya taahhüdün, bir mahkeme kararı kadar kesin ve güvenilir kabul edilmesidir. Örneğin, noter senedinin resmi bir makam tarafından düzenlenmesi veya kefaletin bir yargı organı önünde verilmesi, onlara bu gücü verir. 'İcra dairesindeki kefaletler', bir icra takibi sırasında borçlunun borcunu ödemeyi veya bir yükümlülüğü yerine getirmeyi taahhüt eden üçüncü bir kişinin, icra dairesi huzurunda bu taahhüdünü bir tutanağa geçirterek verdiği güvencedir. İİK m. 38'e göre bu kefaletler 'müteselsil kefalet' hükmündedir ve borçlu borcunu ödemediğinde, alacaklı bu kefalet belgesine dayanarak doğrudan kefil aleyhine ilamlı icra takibi başlatabilir.