İmar kirliliğine neden olma suçunda (TCK m. 184), 'imar barışı' olarak bilinen 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen Geçici 16. maddenin, devam eden ceza davalarına etkisi nedir? YCGK'nın E. 2015/176, K. 2018/503 sayılı kararında bu hususa nasıl değinilmiştir?
3194 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 16. madde, belirli bir tarihten önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılar için 'Yapı Kayıt Belgesi' alınması imkanı getirmiştir. Bu belgenin alınması, önemli hukuki sonuçlar doğurur. Maddenin ilgili fıkralarına göre, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili olarak 'alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir'. Ceza hukuku açısından daha önemli olan etki ise TCK m. 184/5'te düzenlenen 'etkin pişmanlık' hükmüyle paralellik kurarak ortaya çıkar. TCK m. 184/5, kişinin ruhsatsız yapıyı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde kamu davasının açılmayacağını veya açılmış davanın düşeceğini düzenler. 'İmar barışı' kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alınması, yapının mevcut haliyle yasal bir statü kazanması anlamına geldiğinden, Yargıtay uygulamalarında bu durum TCK m. 184/5 kapsamında bir 'uygun hale getirme' olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla, sanık yargılama sırasında Yapı Kayıt Belgesi alırsa, hakkında açılmış olan kamu davasının düşmesine karar verilir. YCGK'nın anılan kararında da, hükümden sonra yürürlüğe giren bu düzenleme uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu belirtilerek, bu yeni hukuki durumun dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır.