Olağanüstü kanun yolları sürecinde dava zamanaşımı hesabında 'lehe kanun' tespiti yapılırken, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.03.2014 tarihli, 2012/3-909 E. sayılı kararında neden 5237 sayılı TCK'nın, zamanaşımı süreleri daha uzun olmasına rağmen, 765 sayılı TCK'ya göre daha lehe olduğu kabul edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84785

Bu durum, 'kül halinde uygulama' ilkesinin bir sonucudur. 765 sayılı TCK'da dava zamanaşımı süreleri daha kısa olsa da, bu kanunda yargılamanın yenilenmesi gibi olağanüstü kanun yollarında dava zamanaşımının işleyeceğine dair genel ve açık bir hüküm bulunmamaktaydı. Zamanaşımı ancak istisnai bir durumda (suç vasfının değişmesi) işleyebiliyordu. Buna karşılık, 5237 sayılı TCK m. 66/5, 'tekrar yargılamayı gerektiren hallerde' zamanaşımının yeniden başlayacağını açıkça düzenleyerek, sanığa olağanüstü kanun yolu aşamasında zamanaşımından yararlanma imkanı tanımıştır. YCGK, sanığa zamanaşımından yararlanma hakkı tanıyan bu düzenlemenin, bu hakkı tanımayan eski kanuna göre daha lehe olduğuna karar vermiştir. Yani, sadece zamanaşımı sürelerinin kısalığına değil, zamanaşımı kurumunun bir bütün olarak sanığa sağladığı imkanlara bakılmıştır. Zamanaşımından yararlanma imkanını getiren yeni kanun, süreleri daha uzun olsa bile, bu imkanı hiç tanımayan eski kanuna göre 'kül halinde' daha lehe kabul edilmiştir.