Yargılamanın yenilenmesi (CMK m. 311 vd.) ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı (CMK m. 308) olağanüstü kanun yollarıdır. Her ikisi de kesinleşmiş hükümlere karşı başvurulur. Ancak dava zamanaşımının işlemesi bakımından aralarında nasıl bir fark bulunmaktadır? TCK m. 66/5 hükmü her iki kanun yolu için de aynı şekilde mi uygulanır?
İki kanun yolu arasında dava zamanaşımının işlemesi bakımından önemli bir fark vardır ve TCK m. 66/5 her ikisine aynı şekilde uygulanmaz. Yargılamanın yenilenmesinde, CMK m. 318 uyarınca mahkeme önce talebin kabule değer olup olmadığına karar verir. Eğer talep kabul edilirse, TCK m. 66/5 gereği dava zamanaşımı bu 'kabul kararının verildiği tarihten itibaren' yeni baştan işlemeye başlar. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazında ise süreç farklıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.11.2011 tarihli kararına göre, itiraz bir hükmün onanarak kesinleşmesinden sonra yapılır. Hüküm onandığı anda dava zamanaşımı durur. CGK, itirazı inceleyip kabul edene ve böylece dosyayı yeniden derdest hale getirene kadar geçen sürede zamanaşımı işlemez. Zamanaşımı, sadece CGK'nın itirazı kabul ettiği tarihten sonraki yargılama süreci için işlemeye devam eder, 'yeni baştan' başlamaz. Dolayısıyla, yargılamanın yenilenmesinde zamanaşımı sıfırlanıp yeniden başlarken, Başsavcılık itirazında durduğu yerden devam eder ve arada geçen süre hesaba katılmaz.