Bir şirketin, TTK Geçici 7. madde kapsamında sicilden resen terkin edilmesi işlemi, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usulsüz bulunmuştur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22.03.2022 tarihli bozma kararında, şirketin ihyasına karar verilirken aynı zamanda 'tasfiye memuru atanması' ve ihyanın 'belirli bir dosyaya hasren' yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu iki unsurun eklenmesinin hukuki gerekçesi nedir?
Bu iki unsurun eklenmesinin hukuki gerekçesi, ihyanın (veya ek tasfiyenin) amacını sınırlamak ve sürecin kontrol altında yürütülmesini sağlamaktır. 1) Tasfiye Memuru Atanması: Sicilden terkin edilmiş bir şirketin tüzel kişiliği, dava veya takip amacıyla geçici olarak yeniden canlandırıldığında, bu tüzel kişiliği temsil edecek, davayı takip edecek, alacakları tahsil edip borçları ödeyecek bir organa ihtiyaç vardır. Şirketin eski yöneticileri artık bu yetkiye sahip değildir. Bu nedenle mahkeme, TTK m. 547/2'yi kıyasen uygulayarak, bu işlemleri yürütmek üzere bir tasfiye memuru atar. Bu, sürecin hukuka uygun ve denetlenebilir bir şekilde ilerlemesini sağlar. 2) Belirli Bir Dosyaya Hasren İhya: İhyanın amacı, şirketi ticari hayata tamamen geri döndürmek değil, sadece belirli bir hukuki sorunu (örneğin bir alacak davası veya icra takibi) çözmektir. Bu nedenle, ihya kararının '... sayılı dava/takip dosyası ile sınırlı olmak üzere' şeklinde verilmesi, şirketin bu iş tamamlandıktan sonra başka ticari faaliyetlerde bulunmasını engeller ve o iş bittiğinde yeniden sicilden terkin edilmesini kolaylaştırır. Bu, hem diğer alacaklılar hem de şirketin eski ortakları açısından hukuki güvenliği sağlar ve 'usul ekonomisi' ilkesine hizmet eder.