Devletin yaşam hakkına müdahalede 'etkili soruşturma' pozitif yükümlülüğü, her zaman bir ceza davası açılmasını zorunlu kılar mı? AİHM'in Calvelli ve Ciglio/İtalya kararında belirtildiği üzere, özellikle ihmal sonucu meydana gelen ölüm olaylarında devletin bu yükümlülüğünü yerine getirmesi için hangi alternatif yollar yeterli görülebilir?
Hayır, 'etkili soruşturma' yükümlülüğü her durumda ceza davası açılmasını gerektirmez. AİHM, özellikle kasıtlı olmayan, ihmal sonucu meydana gelen ölüm olaylarında (örneğin tıbbi hata, iş kazası) daha esnek bir yaklaşım benimsemektedir. Calvelli ve Ciglio/İtalya kararında ve sonraki içtihatlarda belirtildiği üzere, bu tür olaylarda devletin pozitif yükümlülüğünü yerine getirmesi için mağdurlara veya yakınlarına, sorumluların tespiti ve uygun bir tazminat almalarını sağlayacak etkili hukuki, idari veya disiplin yollarının açık olması yeterli görülebilir. Yani, mağdurlar tam yargı davası yoluyla tazminat alabiliyorsa, sorumlular hakkında etkili bir disiplin soruşturması yürütülüyorsa veya diğer hukuki yollarla mağduriyetleri gideriliyorsa, ceza davası açılmaması tek başına yaşam hakkının usul boyutunun ihlali anlamına gelmez. Ancak, kasıtlı öldürme veya devlet görevlilerinin orantısız güç kullanımı gibi ağır ihlallerde ceza davası açılması ve caydırıcı ceza verilmesi zorunludur.