5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun Geçici 11. maddesi ile belirli durumlarda mahkeme kararı olmaksızın isim veya soyadı değişikliği imkanı tanınmıştır. Bu idari usul ile TMK m. 27'deki dava yolu arasındaki temel farklar nelerdir? Örneğin, iki ismi olan bir kişinin isimlerinden birini sildirmek istemesi hangi yola tabidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84772

İki yol arasındaki temel farklar amaç, kapsam ve usuldedir. 5490 s. Kanun'un Geçici 11. maddesi ile tanınan idari başvuru yolu, istisnai ve sınırlı bir yoldur. Sadece; Soyadı Kanunu'na aykırı, yazım veya imla hatası bulunan, genel ahlaka uymayan veya gülünç olan ad ve soyadların 'düzeltilmesi' amacını taşır. Bu, bir defaya mahsus ve belirli bir süre için tanınmış bir haktır. TMK m. 27'de düzenlenen dava yolu ise genel kuraldır. Herhangi bir 'haklı sebebe' dayanan herkes, adını veya soyadını 'değiştirmek' veya yeni bir ad ekletmek/çıkartmak için bu yola başvurabilir. Haklı sebep kavramı, idari yoldaki sınırlı nedenlerden çok daha geniştir. İki ismi olan bir kişinin (örneğin 'Eda Nur') isimlerinden birini sildirerek adını 'Eda' olarak değiştirmek istemesi, bir yazım hatası veya gülünç olma durumu değil, adın değiştirilmesi niteliğindedir. Bu nedenle bu talep, idari başvuru yoluyla değil, TMK m. 27 uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılacak bir isim değiştirme davası yoluyla ileri sürülebilir.