HMK m. 119'da dava dilekçesinde bulunması gereken unsurlar sayılmıştır. Buna göre, 'iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin' belirtilmesi zorunluluğu, HMK m. 189'da düzenlenen 'ispat hakkı' ile nasıl bir ilişki içindedir? Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/847 sayılı kararında, delillerini dilekçesinde göstermeyen veya getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmayan tarafın karşılaşacağı hukuki sonuç nedir?
İki hüküm birbiriyle doğrudan ilişkilidir ve 'somutlaştırma yükü' ile 'ispat hakkı'nın usuldeki karşılıklarını oluşturur. HMK m. 189, taraflara kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkı tanır. HMK m. 119/1-f ve devamı maddeler (örneğin m. 121, 140/5, 318) ise bu hakkın nasıl kullanılacağının usulünü belirler. Taraflar, iddialarını soyut olarak ileri süremezler; hangi vakıayı hangi delille ispatlayacaklarını dava ve cevap dilekçelerinde somut bir şekilde belirtmek zorundadırlar. Hukuk Genel Kurulu'nun anılan kararında da vurgulandığı gibi, mahkeme ön inceleme aşamasında, dilekçelerde gösterilen ancak sunulmayan belgelerin sunulması veya başka yerden getirtilmesi için taraflara iki haftalık kesin süre verir ve bu süre içinde gereğinin yapılmaması halinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarını ihtar eder (HMK m. 140/5). Bu ihtara rağmen delillerini sunmayan veya getirtilmesi için gerekli masraf ve bilgiyi sağlamayan taraf, o delili kullanma, yani 'ispat hakkı'nı kaybetmiş olur. Bu, delillerin yargılamaya zamanında ve düzenli bir şekilde kazandırılmasını amaçlayan usulü bir yaptırımdır.