Bir davada, taraflardan birinin ölümü üzerine HMK m. 55 gereği davaya mirasçılarının devam etmesi gerekir. Mirasçıların mirası kabul veya reddetmemiş olduğu üç aylık yasal süre (TMK m. 606) içerisinde mahkemenin rolü nedir? Hangi durumda mahkeme bu süreyi beklemeden 'kayyım atanmasına' karar verebilir?
HMK m. 55/1, TMK'daki mirası ret süresiyle uyumlu bir düzenleme getirmiştir. Bir taraf öldüğünde, mirasçıların mirası kabul edip etmeyecekleri veya reddedecekleri belli olmadığından, mahkeme kural olarak bu hususta kanunla belirlenen süreler (TMK m. 606'daki üç aylık süre) geçinceye kadar davayı ertelemek zorundadır. Bu süre içinde mirasçılara karşı veya mirasçılar tarafından bir işlem yapılamaz. Ancak maddenin ikinci cümlesi bu kurala bir istisna getirir. Eğer 'gecikmesinde sakınca bulunan bir hal' varsa, mahkeme bu sürenin dolmasını beklemeden, diğer tarafın veya ilgililerin talebi üzerine, davayı takip etmek üzere bir kayyım atanmasına karar verebilir. 'Gecikmesinde sakınca bulunan hal'e örnek olarak, delillerin kaybolma tehlikesi, acil bir tedbir kararı alınması gerekliliği, zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin dolmak üzere olması gibi durumlar verilebilir. Bu hüküm, adil yargılanma hakkının ve usul ekonomisinin bir gereğidir.