İcra ve İflas Kanunu'nun 8. maddesine göre 'icra ve iflas dairelerinin tutanakları, hilafı sabit oluncaya kadar muteberdir'. Bu hüküm, ispat hukuku açısından ne anlama gelmektedir? Bir tutanağın aksini iddia eden taraf, bu iddiasını ne tür delillerle ispatlayabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84767

Bu hüküm, icra ve iflas dairelerince düzenlenen tutanakların 'aksi ispatlanabilen kesin delil' niteliğinde olduğunu ifade eder. Yani, bu tutanaklar bir karine oluşturur ve içeriğinin doğru olduğu kabul edilir. Ancak bu karine, çürütülemez (kesin) bir karine değildir. Tutanak içeriğinin gerçeğe aykırı olduğunu iddia eden taraf, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. 'Hilafı sabit oluncaya kadar' ifadesi, bu ispatın her türlü delille yapılamayacağını, ancak 'yazılı delil' veya buna eşdeğer kuvvetteki delillerle (örneğin, yemin, ikrar) yapılabileceğini ima eder. Uygulamada, bir icra tutanağının sahteliği veya içeriğinin gerçeğe aykırılığı iddiası, genellikle başka bir resmi belge, noter senedi, kesinleşmiş mahkeme kararı gibi güçlü delillerle veya sahtelik iddiası varsa ceza davası yoluyla ispatlanabilir. Tanık beyanı gibi takdiri deliller, tek başına resmi bir tutanağın aksini ispatlamak için genellikle yeterli görülmez.