Bir davanın ön inceleme aşaması tamamlanmadan ve taraflara tahkikat duruşma günü tebliğ edilmeden, mahkemenin davalının yokluğunda esasa ilişkin bir karar vermesi, HMK ve Yargıtay içtihatları açısından nasıl bir usuli ihlal teşkil eder? Bu durum hangi temel hakkı zedeler?
Bu durum, HMK'da düzenlenen yargılama usulüne köklü bir aykırılık teşkil eder. HMK'ya göre yargılama; dilekçeler teatisi, ön inceleme, tahkikat ve sözlü yargılama aşamalarından oluşur. Ön inceleme duruşması (HMK m. 140) tamamlandıktan sonra, mahkeme tahkikat aşamasına geçer ve tarafları tahkikat duruşmasına usulüne uygun olarak davet etmek zorundadır (HMK m. 147). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/15129 sayılı kararında da belirtildiği gibi, ön inceleme yapılıp tahkikat aşamasına geçildiği halde, taraflara tahkikat duruşma günü tebliğ edilmeden, davalının yokluğunda hüküm kurulması, Anayasa m. 36 ve HMK m. 27'de güvence altına alınan 'hukuki dinlenilme hakkı'nın ihlalidir. Bu hak, tarafların yargılamadan haberdar edilmesini, iddia ve savunmalarını sunma imkanına sahip olmasını ve mahkemenin bu iddia ve savunmaları dikkate alarak karar vermesini gerektirir. Usulüne uygun tebligat yapılmadan karar verilmesi, savunma hakkını ortadan kaldıran ağır bir usul hatasıdır ve mutlak bozma sebebidir.