İsim değiştirme davası (TMK m. 27), 6100 sayılı HMK'ya göre ne tür bir yargılama işidir ve bu durumun yargılama usulü, davalı tarafın tespiti ve kararların niteliği üzerindeki etkileri nelerdir?
İsim değiştirme davası, HMK m. 382 uyarınca 'çekişmesiz yargı' işlerindendir. Bu niteliği şu sonuçları doğurur: 1) Yargılama Usulü: HMK m. 385 gereği basit yargılama usulü uygulanır. Bu, daha hızlı ve daha az formaliteli bir yargılama demektir. 2) Davalı Taraf: Çekişmesiz yargıda kural olarak 'karşı taraf' yani hasım bulunmaz. Bu tür davalarda 'ilgili' kavramı söz konusudur. İsim değiştirme davalarında husumet, Nüfus Müdürlüğü'ne yöneltilir. Anne, baba veya kardeşlerin davalı olarak gösterilmesi hatalıdır. Cumhuriyet Savcısı da davada ilgili sıfatıyla yer alır. 3) Kararların Niteliği: Çekişmesiz yargı kararları kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez (HMK m. 388). Yani, şartlar değiştiğinde veya yeni bir haklı sebep ortaya çıktığında tekrar dava açılabilir. Ayrıca bu kararlara karşı, hukuki yararı olan ilgililer (yargılamada taraf olmasalar bile) kanun yoluna başvurabilirler.