İmar mevzuatına aykırı olarak sonradan yapılan değişikliklerin TCK m. 184 kapsamında suç oluşturup oluşturmadığının belirlenmesinde, Yargıtay uygulamalarına göre 'binanın taşıyıcı unsurunu etkileyip etkilemediği' kriterinin rolü nedir? Bu kriterin tespiti nasıl yapılmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84760

Yargıtay uygulamalarında ve YCGK'nın E. 2015/176, K. 2018/503 sayılı kararında da değinildiği üzere, ruhsatlı bir binada sonradan yapılan değişikliklerin TCK m. 184 kapsamında imar kirliliği suçunu oluşturup oluşturmadığının belirlenmesinde, değişikliğin 'bina' niteliğinde olup olmadığı kilit rol oynar. Bu değerlendirmede kullanılan önemli ölçütlerden biri, yapılan değişikliğin binanın taşıyıcı unsurunu (kolon, kiriş, temel, perde duvar vb.) etkileyip etkilemediğidir. Eğer yapılan değişiklik binanın statik yapısını, yani taşıyıcı sistemini etkiliyorsa, bu durum 'esaslı tadilat' olarak kabul edilir ve genellikle yeni bir bina yapımıyla eşdeğer bir tehlike ve hukuka aykırılık içerdiği düşünülür. Bu kriterin tespiti, teknik bir konu olduğu için, mahkemenin re'sen veya talep üzerine inşaat mühendisi veya statik uzmanı bir bilirkişiden, yerinde inceleme yaparak ve projelere bakarak, ruhsata aykırı imalatın binanın taşıyıcı sistemine etki edip etmediği konusunda teknik verilere dayalı, denetime elverişli bir rapor almasıyla mümkündür. Bilirkişi raporu olmadan bu konuda karar verilemez.