HMK m. 189/3'e göre 'Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz.' Bu kuralın kira sözleşmeleri açısından yansıması nedir? Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/6417 E., 2016/1850 K. sayılı kararında, sözlü kira ilişkisine dayanan alacak davasında, davacının kira ilişkisini reddetmesi durumunda ispat yükü kime aittir ve davalı bu ilişkiyi tanıkla ispatlayabilir mi?
Bu kural, 'kesin delil' sistemi olarak da bilinir ve özellikle senetle ispat zorunluluğunu ifade eder. HMK m. 200'e göre, bir hukuki işlemin yapıldığı zamanki değeri belirli bir miktarı (2024 yılı için 23.450 TL) geçiyorsa, bu işlemin varlığı ancak yazılı delille (senetle) ispatlanabilir. Kira sözleşmesinin varlığı da bir hukuki işlemdir. Yargıtay'ın anılan kararında, davacı kira ilişkisinin varlığını inkar etmiştir. Bu durumda, ispat yükü HMK m. 190 uyarınca kira ilişkisinin varlığını iddia eden ve buna dayanarak alacak talep eden davalı-alacaklıya aittir. Davalı, aylık kira bedelinin 500 TL olduğunu belirttiğine göre, yıllık kira bedeli HMK m. 200'deki senetle ispat sınırını aşmaktadır. Bu nedenle, davalı kira sözleşmesinin varlığını tanıkla ispatlayamaz. Kira ilişkisini yazılı delille kanıtlayamadığı için davanın (menfi tespit) kabulü gerekirken, mahkemenin tanık beyanlarına dayanarak karar vermesi HMK m. 189/3 ve m. 200'e aykırı bulunarak bozulmuştur.