HMK m. 142, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı def'ilerinin tahkikata başlamadan önce incelenip karara bağlanmasını öngörmektedir. Bu düzenlemenin temel amacı nedir? Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2015/11815 E., 2017/4523 K. sayılı kararında, davalının ıslaha karşı süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'i hakkında mahkemenin bir karar vermeden işin esasına girerek hüküm kurması neden bozulmuştur?
HMK m. 142'nin temel amacı, 'usul ekonomisi' ilkesini (HMK m. 30) hayata geçirmektir. Hak düşürücü süre veya zamanaşımı gibi, davanın esasına girilmesini engelleyebilecek bir durum varsa, yıllarca sürebilecek tahkikat işlemleri (tanık dinleme, bilirkişi raporu alma, keşif yapma vb.) yapılmadan, davanın en başında bu usuli engelin çözülerek yargılamanın gereksiz yere uzamasının önüne geçilmesi hedeflenmiştir. Yargıtay'ın anılan kararında, davalı taraf ıslahla artırılan talebe karşı süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Zamanaşımı def'i, bir ön sorundur ve esastan incelemeye geçilmeden önce karara bağlanmalıdır. Mahkemenin, usulüne uygun olarak ileri sürülen bu def'i hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermeden, sanki böyle bir savunma yokmuş gibi işin esasına girip hüküm kurması, HMK m. 142'nin emredici hükmüne aykırıdır ve bu nedenle bozma sebebi sayılmıştır.