Yeni TCK m. 217/A'da düzenlenen 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçunun maddi ve manevi unsurlarını, suçun gerekçesinde belirtilen amaçlar doğrultusunda analiz ediniz. 'Gerçeğe aykırı bilgi' kavramının belirsizliği, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesinin bir unsuru olan 'belirlilik' ilkesi açısından ne gibi sorunlar yaratmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84747

TCK m. 217/A'da düzenlenen suçun maddi unsuru; 'ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yaymaktır'. Manevi unsuru ise özel kasttır; failin 'sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle' hareket etmesi gerekir. Genel kast yeterli değildir. 'Gerçeğe aykırı bilgi' kavramının kanunda ve gerekçesinde tanımlanmamış olması, 'belirlilik' ilkesi açısından ciddi sorunlar yaratmaktadır. Bilginin kime veya neye göre gerçeğe aykırı olduğunun tespiti için objektif bir ölçüt bulunmaması, keyfi uygulamalara yol açma potansiyeli taşır. Resmi makamların açıklamalarının mutlak doğru kabul edilip edilmeyeceği, alternatif veya eleştirel görüşlerin bu suç kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği belirsizdir. Bu muğlaklık, Anayasa m. 26 ve 28'de güvence altına alınan ifade ve basın hürriyetleri üzerinde 'caydırıcı etki' yaratarak, bu hakların özüne dokunma riski barındırmaktadır. 'Kanunilik' ilkesi, bir fiilin suç olup olmadığının ve sınırlarının vatandaş tarafından öngörülebilir olmasını gerektirir; bu maddedeki belirsizlik bu gerekliliği zedelemektedir.