Sanığın, işlediği iddia olunan bir suçun hukuki anlam ve sonuçlarını anlayabilir durumda olup olmadığı ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı, ceza yargılamasında hangi kurum tarafından ve ne şekilde tespit edilir? YCGK 2018/668 sayılı kararında bu konuda hangi rapora atıf yapılmıştır?
Bu tespit, sanığın 'cezai ehliyeti'nin (kusur yeteneğinin) olup olmadığına ilişkindir ve ceza yargılamasının temel unsurlarından biridir. Bu tespit, TCK m. 32'de düzenlenen 'Akıl hastalığı' kapsamında, adli tıp uzmanlarının veya ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanlarının yer aldığı resmi sağlık kurulları tarafından yapılır. Yargılama sırasında, sanığın akıl sağlığıyla ilgili bir şüphe ortaya çıkarsa (sanığın veya müdafiinin talebiyle, mağdurun iddiasıyla veya mahkemenin re'sen gözlemiyle), mahkeme, sanığı gözlem altına alınmasına karar vererek veya sevk ederek yetkili bir sağlık kuruluşundan bu konuda bir **rapor** aldırır. YCGK'nın 2017/659 E., 2018/668 K. sayılı kararında da bu usulün işletildiği görülmektedir. Kararın 'İncelenen dosya kapsamından' bölümünde, 'Manisa Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin 23.10.2013 tarihli raporunda, sanığın işlediği iddia olunan kasten öldürme fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını anlayabilir durumda olduğu ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak veya kaldıracak düzeyde bir akıl hastalığı bulunmadığı, **cezai ehliyetinin tam olduğunun mütalaa edildiği**' belirtilmiştir. Bu rapor, mahkemenin sanığın kusur yeteneğine sahip olduğu ve TCK m. 32'nin uygulanmayacağı yönünde bir kanaate ulaşmasının temel dayanağını oluşturmuştur.