HMK m. 334/1'e göre, adli yardımdan yararlanacak kişide aranan 'yoksulluk' koşulu, 'fakr-ü zaruret içinde bulunmak' anlamına mı gelir? Maddenin gerekçesinde bu kavram nasıl açıklanmıştır?
Hayır, 'fakr-ü zaruret içinde bulunmak' anlamına gelmez. HMK m. 334 gerekçesinde bu kavram daha geniş ve esnek bir şekilde yorumlanmıştır. Gerekçeye göre, yoksulluk koşulu, kişinin mutlak anlamda hiçbir gelire veya mala sahip olmaması demek değildir. Maddenin gerekçesinde kavram şu şekilde açıklanmıştır: 'Yoksulluk, tamamen fakr–u zaruret içinde bulunmak şeklinde anlaşılmamalıdır. **Kendisi ve ailesinin normal geçimini sağlayacak kadar mal ve haklara veya gelire sahip olan bir kişinin,** açmak zorunda kaldığı bir dava veya kendisine karşı açılan bir dava sebebiyle yapmak zorunda kalacağı harcamaları, **kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zora düşürmeksizin karşılama gücünden yoksun olan kişilerin de** adli yardımdan yararlanmaları icap eder.' Bu tanım, 'göreli yoksulluk' kavramını esas alır. Yani, kişinin mevcut gelir ve malvarlığı, kendisinin ve ailesinin temel yaşam standartlarını (barınma, beslenme, sağlık, eğitim vb.) sürdürmeye ancak yetiyorsa, dava harç ve masrafları gibi ek ve yüksek bir maliyetin bu temel dengeyi bozacağı ve kişiyi 'önemli ölçüde zor duruma düşüreceği' kabul edilir. Dolayısıyla, bir maaşı veya küçük bir mülkü olan bir kişi dahi, davanın maliyetini karşılamanın ailesinin geçim standardını ciddi şekilde sarsacağı durumlarda, adli yardımdan yararlanabilir. Mahkeme, her somut olayda bu dengeyi değerlendirerek karar verir.