İsim değiştirme davasında, davacıya ait olduğu iddia edilen sosyal medya hesaplarındaki (Facebook/WhatsApp) paylaşımların delil olarak kabul edilebilmesi için Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/14742 E. sayılı kararında aranan temel şart nedir?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/14742 E., 2017/2577 K. sayılı kararında, bu tür dijital delillerin kabul edilebilmesi için aranan temel şart, **hesabın aidiyetinin davacı tarafından şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanması ve davalının bu durumu kabul etmesidir.** Kararda, 'paylaşımlarının yapıldığı sosyal medya hesaplarının kendisine ait olduğu hususu da davalı tarafından kabul edilmediği gibi, davacı taraf sosyal medya hesaplarının (Facebook/WhatsApp) ve bu hesaplardaki paylaşımlarında davalı tarafından yapıldığı hususunu da ispatlayamamıştır.' denilmektedir. Bu ifadeden çıkan sonuç şudur: Bir sosyal medya paylaşımının delil olarak kullanılabilmesi için, öncelikle o hesabın, aleyhine delil olarak kullanılan kişiye ait olduğunun kanıtlanması gerekir. Eğer karşı taraf (davalı) bu hesabın kendisine ait olduğunu inkâr ediyorsa, ispat yükü bu delile dayanan tarafa (davacıya) düşer. Davacı, bu aidiyeti (örneğin, bilirkişi incelemesi, hesaptaki kişisel bilgiler, fotoğraflar veya diğer tanık beyanları gibi başka delillerle) ispatlayamazsa, o sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlar, hukuken o kişiye ait kabul edilemez ve delil değeri taşımaz. Ayrıca kararda, bu delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmesi gerektiği de (HMK m. 189/2) önemle vurgulanmıştır.