Bir ceza davasında verilen hüküm Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir. Daha sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanık lehine bu karara itiraz etmiştir (CMK m. 308). Ceza Genel Kurulu'nun itirazı kabul ederek dosyayı bozması halinde, Özel Daire'nin onama kararı ile Ceza Genel Kurulu'nun bozma kararı arasında geçen süre, dava zamanaşımının hesaplanmasında dikkate alınır mı?
Hayır, dikkate alınmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.11.2011 tarihli, 2011/4-203 E. ve 2011/238 K. sayılı kararında bu konu net bir şekilde açıklanmıştır. Karara göre: 1. **Kesinleşme ile Zamanaşımının Durması:** Özel Daire'nin onama kararıyla birlikte hüküm kesinleşir ve o ana kadar işleyen dava zamanaşımı durur. 2. **Olağanüstü Kanun Yolunda Zamanaşımının İşlememesi:** Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı, CMK'da bir 'olağanüstü kanun yolu' olarak düzenlenmiştir. YCGK'ya göre, kesinleşmiş bir hükme karşı başvurulan bu olağanüstü kanun yolu sürecinde, yani Özel Daire'nin onama kararı tarihi ile Ceza Genel Kurulu'nun bu kararı kaldırıp hükmü bozduğu tarih arasında geçen sürede, durmuş olan dava zamanaşımı yeniden işlemeye başlamaz. 3. **Zamanaşımının Yeniden Başlaması:** İtirazın kabulü ve hükmün bozulmasıyla birlikte, dosya yeniden 'derdest' hale gelir. Dava zamanaşımı, ancak **Ceza Genel Kurulu'nun itirazı kabul ettiği tarihten itibaren** yeniden ve kaldığı yerden işlemeye devam eder. YCGK, bu yorumun gerekçesini, aksi bir kabulün, sanık lehine itirazda süre sınırı olmaması nedeniyle, kesinleşmiş bir hükmün yıllar sonra bozulup davanın zamanaşımından düşürülmesi gibi hak ve adalet ilkelerine aykırı sonuçlar doğurmasını ve yargıya güveni zedelemesini önlemek olarak açıklamıştır.