İmar kirliliği suçunda (TCK m. 184), ruhsata aykırı yapılan değişikliğin binanın 'taşıyıcı unsurunu' etkileyip etkilemediğinin tespiti neden önemlidir? YCGK 2018/503 sayılı kararında bu husus nasıl ele alınmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84701

Bu tespitin önemli olmasının sebebi, yapılan değişikliğin 'bina yapma' niteliğinde olup olmadığını belirlemedeki en önemli objektif ölçütlerden biri olmasıdır. YCGK'nın 2015/176 E., 2018/503 K. sayılı kararının gerekçesinde, Yargıtay uygulamalarına göre bir değişikliğin TCK m. 184 kapsamında suç oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesinde, **binanın taşıyıcı unsurunu etkileyip etkilemediği** veya **alan kazanma niteliğinde olup olmadığı** hususlarının dikkate alındığı belirtilmiştir. * **Taşıyıcı Unsur:** Binanın kolon, kiriş, perde duvar gibi statik dengesini sağlayan temel elemanlarıdır. Bu unsurlara müdahale etmek (örneğin bir kolonu kesmek, taşıyıcı bir duvarı yıkmak), binanın bütünlüğünü ve güvenliğini doğrudan etkileyen, son derece tehlikeli ve 'esaslı bir tadilat'tır. Bu tür bir değişiklik, yeni bir yapısal durum ortaya çıkardığı ve binanın kendisini temelden değiştirdiği için 'bina yapma' eylemiyle eşdeğer tutulabilir. * **Taşıyıcı Unsuru Etkilemeyen Değişiklikler:** Derz, sıva, boya, doğrama değişikliği gibi veya YCGK kararındaki örnekte olduğu gibi balkonun hafif malzemelerle kapatılması gibi taşıyıcı sistemi etkilemeyen değişiklikler ise, genellikle İmar Kanunu m. 21/3 kapsamında ruhsata tabi olmayan veya ruhsata tabi olsa bile TCK m. 184 kapsamında 'bina yapma' sayılmayan, daha çok idari yaptırım gerektiren eylemler olarak görülür. YCGK da kararında, mahkemenin eksik araştırma yaptığını belirtirken, alınacak yeni bilirkişi raporunda 'binanın taşıyıcı unsurunun etkilenip etkilenmediğinin tespit edilmesi hususlarında teknik verilere dayalı ek rapor alınması' gerektiğini özellikle vurgulamıştır. Bu, suç vasfının belirlenmesinde bu kriterin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.