5237 sayılı TCK m. 217/A'da düzenlenen 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçunun failinde aranan 'sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saiki'nin, olası kast ile işlenmesi mümkün müdür? Eleştirel metindeki argümanı açıklayınız.
Eleştirel metindeki argümana göre, bu suçun olası kastla işlenmesi mümkün değildir. Gerekçesi şudur: Olası kast (TCK m. 21/2), failin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, 'olursa olsun' diyerek fiili işlemesidir. Bu, neticeyi kabullenmek anlamına gelir. Ancak TCK m. 217/A, manevi unsur olarak basit bir kastı değil, **özel bir kastı**, yani **saiki** aramaktadır. Metindeki 'sırf ... yaratmak saikiyle' ifadesi, failin birincil ve tek amacının, eyleminin bir sonucu olarak halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak olması gerektiğini gösterir. Bu, doğrudan ve belirli bir amaca yönelmiş bir iradeyi gerektirir. Eleştirel metinde belirtildiği gibi, 'özel kastın arandığı bir suç tipinde, failde yalnızca “olursa olsun” düşüncesi mevcutsa, bu Kanun metninde aranan saikin tam olarak sağlanamadığını, bu sebeple de özel kastın somut olayda mevcut olmadığı sonucuna ulaştıracaktır.' Yani, failin 'panik oluşabileceğini öngörüyorum ama yine de paylaşıyorum, olursa olsun' şeklindeki bir düşüncesi, kanunun aradığı 'sırf panik yaratma' amacıyla hareket etme şartını karşılamaz. Özel kast, 'belki olur' şeklindeki bir kabullenmeyi değil, 'olsun diye yapıyorum' şeklindeki bir istemeyi gerektirir. Bu nedenle, kanunun lafzı, bu suçun olası kastla işlenmesine engeldir.