Bir kira sözleşmesinde kiracının Türk Ticaret Kanunu'na göre 'tacir' mi yoksa 'esnaf' mı olduğunun tespiti, muacceliyet şartlarının geçerliliği açısından neden önemlidir? Bu ayrımın yasal dayanağı nedir?
Bu tespitin önemli olmasının nedeni, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6353 sayılı Kanun'la değişik Geçici 2. maddesidir. Bu madde, bu iki grup kiracı arasında, TBK'nın belirli koruyucu hükümlerinin uygulanması açısından (01.07.2020 tarihine kadar) önemli bir ayrım yaratmıştır. Yasal dayanak ve sonuçları şöyledir: * **Kiracı Tacir İse:** Geçici 2. madde, kiracının TTK'da 'tacir' sayılan kişi olduğu işyeri kiralarında, TBK m. 346'nın (Kiracı aleyhine düzenleme yasağı) uygulanmasını 8 yıl süreyle ertelemiştir. TBK m. 346, kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde 'sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersizdir' hükmünü içerir. Bu hüküm ertelendiği için, tacir olan kiracı ile yapılan sözleşmelerde 'sözleşme serbestisi' ilkesi geçerli olmuş ve sözleşmeye konulan muacceliyet şartları bu dönemde **geçerli kabul edilmiştir.** * **Kiracı Esnaf İse:** Eğer kiracı, TTK'ya göre 'tacir' değil de 'esnaf' ise, Geçici 2. maddedeki bu istisnadan yararlanamaz. Dolayısıyla, esnaf olan kiracı için TBK m. 346'daki yasak aynen uygulanır. Bu kiracı ile yapılan sözleşmedeki muacceliyet şartı, kanunun emredici hükmüne aykırı olduğu için **geçersizdir.** 'Kira Sözleşmesi ve Kira Bedelinin Tespiti Davası' metninde alıntılanan Yargıtay 8. HD 2018/10831 E. sayılı kararı da, mahkemenin öncelikle bu ayrımı yapması ve 'davalının tacir olması durumunda muacceliyet şartının geçerli olacağını' gözetmesi gerektiğini vurgulayarak bu hukuki farkı ortaya koymuştur.