İİK m. 21'e göre, ilamda yazılı adresini değiştiren alacaklı veya borçlunun, bu değişikliği diğer tarafa bildirmemesi halinde tebligat hukuku açısından sonuçları nelerdir?
İİK m. 21, ilamlı takiplerde tarafların adres bildirme yükümlülüğüne ilişkin özel ve önemli bir kural getirmiştir. Bu maddeye göre, ilamda (veya İİK m. 38'deki ilam niteliğindeki belgelerde) yer alan adresini değiştiren bir tarafın, bu değişikliği diğer tarafa **noter vasıtasıyla** bildirmesi gerekir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin sonuçları şunlardır: 1. **Eski Adrese Tebligatın Geçerliliği:** Eğer adres değişikliği noterle bildirilmemişse, tebligat, ilamda yazılı olan **eski adrese yapılır.** 2. **Tebligat Kanunu m. 35'in Uygulanması:** Tebligat bu eski adrese yapıldığında, muhatap orada bulunamasa bile, tebligat iade edilmez. Bunun yerine, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uygulanır. Bu madde, adresini değiştiren ve bunu bildirmeyen kişilere yapılacak tebligatın, eski adreste kapıya asılmak suretiyle yapılabileceğini ve bu tebliğin geçerli sayılacağını düzenler. Yani, tebligat, muhatabın eline fiilen ulaşmasa bile yapılmış sayılır ve yasal süreler işlemeye başlar. 3. **Tazminat ve Cezai Yaptırım:** Maddenin son fıkrasına göre, adres değişikliğini usulüne uygun olarak diğer tarafa bildirmiş olmasına rağmen, karşı tarafın bu yeni adresi dikkate almayıp kasten eski adrese tebligat yaptırarak Tebligat Kanunu m. 35'ten faydalanması, bir yaptırıma bağlanmıştır. Bu durumda, haksız tebligat yaptıran taraf, diğer tarafa verdiği tüm zararları **%15 fazlasıyla** ödemek zorunda kalır ve ayrıca hakkında İİK m. 343'teki **disiplin hapsi** cezası uygulanır.