5237 sayılı TCK m. 217/A'da düzenlenen 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçunun 'somut tehlike suçu' olarak nitelendirilmesi ne anlama gelir? Suçun tamamlanması için kamu barışının fiilen bozulması gerekir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84694

Bir suçun 'somut tehlike suçu' olarak nitelendirilmesi, suçun tamamlanması için, kanunda korunan hukuki değerin (somut olayda kamu barışı) zarara uğramasının değil, zarara uğrama yönünde **açık ve yakın bir tehlikenin** ortaya çıkmasının yeterli olduğu anlamına gelir. Bu, soyut tehlike suçlarından farklıdır; soyut tehlike suçlarında fiilin işlenmesiyle tehlikenin oluştuğu varsayılır, ayrıca bir tehlike tespiti yapılmaz. TCK m. 217/A'daki '...kamu barışını bozmaya **elverişli şekilde** alenen yayan...' ifadesi, bu suçun bir somut tehlike suçu olduğunu gösterir. Madde gerekçesinde de bu husus belirtilmiştir. Bunun pratik sonucu şudur: Suçun tamamlanması için, yayılan gerçeğe aykırı bilgi sonucunda kamu barışının (toplumdaki huzur, sükun ve güven ortamının) **fiilen bozulması, yani bir zarar neticesinin ortaya çıkması gerekmez.** Ancak, yargılamayı yapan mahkemenin, fail tarafından yayılan gerçeğe aykırı bilginin, niteliği, yayılma şekli, zamanlaması ve toplumsal koşullar itibarıyla, objektif olarak kamu barışını bozma potansiyeline sahip, yani bu tehlikeyi yaratmaya **'elverişli'** olduğunu somut olarak tespit etmesi gerekir. Eğer yayılan bilgi, önemsiz, kimsenin inanmayacağı veya kamu barışını etkileme potansiyeli olmayan bir bilgi ise, suçun unsurları oluşmamış sayılır.