Bir ceza davasında, sanığa verilen cezanın türü ve miktarı, kural olarak Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru konusu yapılabilir mi? Bu kuralın istisnası olan 'bariz takdir hatası' veya 'açık keyfilik' ne anlama gelir?
Kural olarak, bir ceza davasında sanığa verilen cezanın türü ve miktarı, Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) bireysel başvuru konusu yapılamaz. Çünkü bu tür şikayetler, delillerin ve hukukun yorumlanmasına, yani derece mahkemelerinin takdir alanına ilişkindir. AYM, bir temyiz mercii (süper temyiz mahkemesi) değildir ve derece mahkemelerinin kararlarındaki hukuka uygunluk denetimini yapmaz. Bu nedenle, cezanın ağır veya hafif olduğuna yönelik şikayetler, 'kanun yolu şikayeti' olarak nitelendirilir ve 'açıkça dayanaktan yoksunluk' nedeniyle kabul edilemez bulunur. Ancak bu kuralın istisnası, derece mahkemesinin kararının **'bariz takdir hatası'** veya **'açık keyfilik'** içermesidir. Bu kavramlar, mahkemenin kararının; * Hiçbir makul hukuki gerekçeye dayanmaması, * Kanun metninin açık hükmüne tamamen zıt bir yorum yapılması, * Tamamen keyfi, taraflı veya mantıksız bir değerlendirmeye dayanması, hallerinde söz konusu olur. Eğer mahkemenin ceza takdiri, bu şekilde bariz bir keyfilik içeriyorsa ve bu durum sanığın adil yargılanma hakkı (Anayasa m. 36) gibi temel bir hakkını ihlal ediyorsa, o zaman AYM, bu durumu inceleyebilir. Örneğin, aynı suçu işleyen ve tamamen aynı koşullara sahip iki sanıktan birine alt sınırdan, diğerine hiçbir gerekçe göstermeden üst sınırdan ceza verilmesi, açık keyfilik olarak değerlendirilebilir. Bu istisna, son derece dar yorumlanan ve nadiren uygulanan bir denetim yoludur.