Bir davanın ön inceleme duruşması yapılmadan, dosya üzerinden dava şartı yokluğundan (örneğin hukuki yarar yokluğu) reddedilmesi, HMK m. 137 ve devamı maddeleri açısından neden usule aykırıdır?
Bu durumun usule aykırı olmasının temel nedeni, 6100 sayılı HMK'nın yargılama sistematiğini ihlal etmesidir. HMK, kural olarak her davada 'ön inceleme' aşamasının yapılmasını emretmiştir. Bu aşamanın temel adımları şunlardır: 1. **Dilekçeler Teatisi (m. 126-136):** Tarafların karşılıklı olarak dilekçelerini sunması gerekir. 2. **Ön İncelemenin Kapsamı (m. 137):** Dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra hakim, ön inceleme yapar. Bu aşamada dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını belirler ve tarafları sulhe teşvik eder. 3. **Ön İnceleme Duruşması (m. 139-140):** Kural olarak, hakim tarafları bu tespitleri yapmak ve dinlemek üzere bir **ön inceleme duruşmasına** davet etmek zorundadır. Mahkeme, HMK m. 138 uyarınca bazı dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden de karar verebilirse de, bu yetki, en azından dilekçeler teatisi aşamasının tamamlanmasından sonra kullanılabilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/16071 E. ve 2016/9166 E. sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden, yani davalının cevap ve savunma hakkı doğmadan, mahkemenin tek taraflı olarak 'hukuki yarar yokluğu' gibi bir dava şartı eksikliğine karar vermesi, hem dilekçeler teatisini hem de zorunlu olan ön inceleme aşamasını atlamak anlamına gelir. Bu, tarafların hukuki dinlenilme hakkını (HMK m. 27) ağır şekilde ihlal eden ve tek başına bozma sebebi sayılan esaslı bir usul hatasıdır.