HMK m. 322/1, basit yargılama usulünde hüküm bulunmayan hallerde yazılı yargılama usulü hükümlerinin uygulanacağını belirtir. Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2241 E. sayılı kararı, bu kuralı, taraflara delillerini sunmaları için kesin süre verilmesi (eski HMK m. 140/5) açısından nasıl uygulamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84655

Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2241 E., 2021/847 K. sayılı kararında, basit yargılama usulüne tabi olan tüketici davalarında da, taraflara delillerini sunmaları için kesin süre verilmesine ilişkin yazılı yargılama usulü kuralının uygulanacağı kabul edilmiştir. Kararın mantığı şöyledir: Basit yargılama usulünde taraflar, kural olarak tüm delillerini dilekçeleriyle birlikte sunmak zorundadır (HMK m. 318). Ancak, dilekçelerde gösterilip de henüz sunulmamış veya başka yerden getirtilecek belgeler olabilir. Yazılı yargılama usulünde mahkeme, ön incelemeye davet ederken bu delillerin sunulması veya getirtilmesi için gerekli açıklamanın yapılması amacıyla taraflara iki haftalık kesin bir süre verir ve bu sürede gereği yapılmazsa o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağını ihtar eder (eski HMK m. 140/5). İşte HMK m. 322/1'deki atıf nedeniyle, basit yargılama usulünde de mahkemenin bu usulü kıyasen uygulaması gerekir. HGK, bu hükümlerin 'basit yargılama usulünde de işlerlik kazanacağında tereddüt bulunmadığını' belirtmiştir. Yani, basit yargılama usulünde de hakim, tensiple veya ara kararla, taraflara dilekçelerinde belirttikleri ancak sunmadıkları delilleri sunmaları için kesin bir süre vermeli ve bu sürenin sonuçlarını ihtar etmelidir. Bu, yargılamayı hızlandırma ve delillerin bir an önce toplanmasını sağlama amacına hizmet eder ve her iki yargılama usulü için de geçerli bir prensiptir.