Kasten öldürme suçunda, sanığın eylemini maktulden kaynaklanan 'haksız tahrik' altında işlediği kabul edildiğinde, bu durum suçun vasfını değiştirir mi, yoksa sadece ceza miktarını mı etkiler? YCGK'nın 2017/659 E. sayılı kararındaki nitelendirme bu konuda neyi göstermektedir?
Haksız tahrik, suçun vasfını (nitelikli halini) değiştirmez, sadece TCK m. 29 uyarınca ceza miktarında indirim yapılmasını sağlayan genel bir ceza sorumluluğunu azaltan nedendir. Bir eylemin TCK m. 81'deki basit kasten öldürme mi, yoksa TCK m. 82'deki nitelikli kasten öldürme mi olduğu, haksız tahrikten bağımsız olarak, suçun işleniş şekli ve saik gibi unsurlara göre belirlenir. YCGK'nın 2017/659 E., 2018/668 K. sayılı kararında bu ayrım net bir şekilde görülmektedir. Yerel mahkeme, sanığın eylemini 23 bıçak darbesi nedeniyle 'canavarca hisle' işlenmiş sayarak TCK m. 82/1-b'den (nitelikli hal) mahkumiyet kurmuş ve bu ceza üzerinden haksız tahrik indirimi (TCK m. 29) yapmıştır. Yargıtay Özel Dairesi ve devamında YCGK ise, olayın gelişimine bakarak sanıkta 'canavarca his' bulunmadığı, eylemin ani bir hiddetle işlendiği sonucuna varmıştır. Bu nedenle suçun vasfının TCK m. 82/1-b değil, **TCK m. 81'deki basit kasten öldürme** olduğuna karar vermiştir. Verilecek ceza da TCK m. 81'deki müebbet hapis cezası üzerinden, TCK m. 29'daki haksız tahrik indirimi uygulanarak belirlenmelidir. Bu karar, haksız tahrikin, suçun temel şekli veya nitelikli hali belirlendikten sonra, sadece sonuç ceza üzerinden indirim sağlayan bir kurum olduğunu, suçun vasfını (örneğin basit öldürmeyi nitelikli öldürmeye veya tersine) değiştirmediğini göstermektedir.