İlamların icrasında 'ilamın zamanaşımına uğradığı' iddiası, İİK m. 39'a göre hangi süreye tabidir ve bu süre ne zaman işlemeye başlar?
İİK m. 39, ilama dayalı takipler için özel bir zamanaşımı süresi öngörmüştür. Bu maddeye göre, bir ilama (mahkeme kararına) dayanan takip, **son işlem üzerinden on (10) sene geçmekle** zamanaşımına uğrar. Bu düzenlemedeki önemli noktalar şunlardır: * **Süre:** Zamanaşımı süresi 10 yıldır. Bu süre, Borçlar Kanunu'ndaki genel zamanaşımı süresiyle aynıdır. * **Başlangıç:** Zamanaşımı süresi, ilamın kesinleştiği tarihten itibaren değil, ilama dayalı olarak icra dosyasında yapılan **'son işlem'** tarihinden itibaren işlemeye başlar. Alacaklının dosyada yaptığı her talep (haciz talebi, satış talebi vb.) veya icra dairesinin yaptığı her işlem (haciz tutanağı, tebligat vb.) zamanaşımını keser ve 10 yıllık sürenin yeniden, sıfırdan başlamasına neden olur. Bu nedenle, alacaklı, 10 yıllık süre dolmadan icra dosyasını işlemsiz bırakmaz ve en azından bir talepte bulunarak dosyayı yenilerse, ilamdan kaynaklanan alacağını zamanaşımına uğramaktan kurtarabilir. Eğer dosyada son işlem tarihinden itibaren 10 yıl boyunca hiçbir işlem yapılmamışsa, borçlu İİK m. 33/a uyarınca icra mahkemesine başvurarak ilamın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle icranın geri bırakılmasını talep edebilir.