Kira sözleşmesinde, kiracının tacir olması ile esnaf olması arasında, TBK'nın kiracıyı koruyucu hükümlerinin (örn: m. 344, 346) uygulanması bakımından nasıl bir fark ortaya çıkar? Mahkeme, bu ayrımı yaparken hangi kriterlere başvurmalıdır?
Bu iki durum arasında, 6101 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesi uyarınca (01.07.2020'ye kadar olan dönem için) çok önemli bir fark ortaya çıkmaktadır. * **Kiracı Tacir ise:** Geçici 2. madde uyarınca, kiracının TTK'da 'tacir' sayılan bir kişi olduğu işyeri kiralarında, TBK'nın 323, 325, 331, 340, 343, 344 (kira artışı), 346 (cezai şart/muacceliyet yasağı) gibi birçok önemli ve kiracıyı koruyucu hükmü uygulanmaz. Bu durumda, bu konular taraflar arasında 'sözleşme serbestisi' ilkesine göre belirlenir. Yani, sözleşmede TÜFE oranını aşan bir artış oranı veya cezai şart öngörülmüşse, bu hükümler geçerli olur. * **Kiracı Esnaf ise:** Eğer kiracı, TTK'ya göre 'esnaf' sayılıyor ve tacir niteliği taşımıyorsa, Geçici 2. maddedeki istisnadan yararlanamaz. Bu durumda, o kiracı için TBK'nın tüm koruyucu hükümleri (m. 344'teki artış sınırı, m. 346'daki yasaklar vb.) aynen uygulanır. Sözleşmede bu hükümlere aykırı bir şart varsa, geçersiz sayılır. 'Kira Sözleşmesi ve Kira Bedelinin Tespiti Davası' metninde alıntılanan Yargıtay kararlarında da vurgulandığı gibi, mahkeme bu ayrımı yaparken sadece vergi levhasına veya oda kaydına bakmamalıdır. TTK'nın 11., 12. ve 15. maddeleri ile ilgili yönetmeliklerdeki kriterlere başvurmalıdır. Bunlar: 1. **Gelir Düzeyi:** Faaliyetten elde edilen gelirin, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşıp aşmadığı. 2. **Sermaye ve Emek Unsurları:** Ekonomik faaliyetin sermayeden çok bedeni çalışmaya dayanıp dayanmadığı. 3. **Defter Tutma Şekli:** Bilanço esasına göre mi, yoksa işletme hesabı esasına göre mi defter tutulduğu. Mahkeme bu kriterleri araştırarak kiracının hukuki statüsünü (tacir mi, esnaf mı) belirlemeli ve uygulanacak kanun hükümlerini buna göre tespit etmelidir.