HMK m. 334/3 uyarınca, yabancıların Türkiye'de adli yardımdan yararlanabilmesi için aranan 'karşılıklılık (mütekabiliyet)' şartı ne anlama gelir ve bu şartın varlığı nasıl ispatlanabilir?
HMK m. 334/3'teki 'karşılıklılık' şartı, Türkiye'de adli yardım talebinde bulunan yabancının vatandaşı olduğu ülkede, Türk vatandaşlarının da aynı veya benzer koşullarda adli yardımdan yararlanabiliyor olması anlamına gelir. Bu, devletlerarası bir eşitlik ve denklik ilkesidir. Karşılıklılık şartının varlığı, HMK m. 334 gerekçesinde de belirtildiği gibi, üç şekilde ispatlanabilir: 1. **Akdi (Sözleşmesel) Karşılıklılık:** Türkiye ile yabancının vatandaşı olduğu devlet arasında, adli yardımı düzenleyen iki veya çok taraflı bir uluslararası antlaşmanın (örneğin, Lahey Hukuk Usulüne Dair Sözleşme gibi) bulunması. Bu en kesin ispat yoludur. 2. **Kanuni Karşılıklılık:** Yabancının ülkesinin iç hukukunda (kanunlarında), yabancılara (ve dolayısıyla Türk vatandaşlarına) adli yardım hakkı tanıyan bir düzenlemenin mevcut olması. Bu durum, ilgili ülkenin mevzuatının mahkemeye sunulmasıyla ispatlanabilir. 3. **Fiili Karşılıklılık (De Facto Mütekabiliyet):** İki ülke arasında bir antlaşma veya yabancı ülkede bir kanuni düzenleme olmasa bile, o ülke mahkemelerinin uygulamada (fiilen) Türk vatandaşlarına adli yardım imkanı tanımasıdır. Bu durum, o ülkeden alınacak mahkeme kararı örnekleri, adli makamların yazıları veya Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yapılacak yazışmalarla ispatlanabilir. Bu şartlardan herhangi birinin varlığı, yabancının (diğer yoksulluk ve haklılık şartlarını da taşıması kaydıyla) Türkiye'de adli yardımdan yararlanması için yeterlidir.