İsim değiştirme davası sonunda verilen karar, TMK m. 27/2 uyarınca nasıl bir hukuki sonuç doğurur ve bu kararın üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için hangi işlemlerin yapılması gerekir?
İsim değiştirme davası sonunda mahkemenin talebi kabul ederek verdiği karar, kurucu (inşai) nitelikte bir karardır. Bu kararla birlikte kişinin hukuki statüsünde, yani adında bir değişiklik meydana gelir. Ancak bu kararın sadece taraflar arasında değil, üçüncü kişilere ve resmi makamlara karşı da hüküm ifade edebilmesi, yani aleniyet kazanması için TMK m. 27/2'de öngörülen işlemlerin yapılması zorunludur. Bu işlemler şunlardır: 1. **Nüfus Siciline Kayıt ve Tescil:** Mahkeme, kararın kesinleşmesinden sonra, kararı ilgili nüfus müdürlüğüne gönderir. Nüfus müdürlüğü, mahkeme kararına dayanarak kişinin nüfus kaydındaki eski adını siler ve yeni adını tescil eder. Kişinin kimliği ve diğer resmi belgeleri bu yeni ada göre düzenlenir. 2. **İlan:** Maddede belirtilen ikinci işlem 'ilan'dır. İsim değişikliği, mahkeme tarafından uygun görülecek bir gazetede (genellikle Basın İlan Kurumu aracılığıyla yurt genelinde yayın yapan bir gazetede) ilan edilir. İlanın amacı, bu değişiklikten etkilenebilecek üçüncü kişileri (alacaklılar, borçlular, iş ortakları vb.) durumdan haberdar etmek ve hukuki güvenliği sağlamaktır. Bu tescil ve ilan işlemleri tamamlandıktan sonra, isim değişikliği herkese karşı ileri sürülebilir hale gelir ve kişi, tüm hukuki ve sosyal ilişkilerinde yeni adını kullanma hakkına ve yükümlülüğüne sahip olur.