Ticaret sicilinden terkin edilmiş bir şirketin ihyası için açılan davada, mahkemenin TTK m. 547/2 uyarınca 'tasfiye memuru' ataması zorunlu mudur? HGK'nın 2023/1236 sayılı kararında, BAM'ın tasfiye memuru atamaksızın sadece ihyaya karar vermesi neden bozulmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84629

Evet, zorunludur. TTK m. 547, tasfiyesi tamamlanmış sanılarak terkin edilen ancak sonradan tasfiyeye konu bir malvarlığı veya hukuki uyuşmazlığı ortaya çıkan şirketler için 'ek tasfiye' kurumunu düzenler. Maddenin ikinci fıkrası bu konuda çok açıktır: 'Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve **bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'** Bu hüküm, emredici niteliktedir. Bir şirket, ek tasfiye için de olsa, yeniden tüzel kişilik kazandığında, bu tüzel kişiliği yasal olarak temsil edecek ve tasfiye işlemlerini (dava takibi, alacak tahsili, borç ödeme vb.) yürütecek bir organa ihtiyaç duyar. Bu organ, tasfiye memurudur. Mahkemenin sadece şirketin ihyasına (yeniden tesciline) karar verip bir tasfiye memuru atamaması, şirketi organsız bırakmak anlamına gelir. Organsız kalan bir tüzel kişiliğin ise hukuki işlem yapması, davada taraf olması mümkün değildir. Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/340 E., 2023/1236 K. sayılı kararında da bu gerekçeyle, Bölge Adliye Mahkemesi'nin tasfiye memuru atamaksızın verdiği ihya kararının bozulması gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme ihyaya (veya daha doğru bir ifadeyle ek tasfiyeye) karar verdiğinde, aynı kararla mutlaka bir veya birden fazla tasfiye memuru atamak ve bu durumun tescil ve ilanına da karar vermek zorundadır.