Bir icra takibinde, borçluya yapılan tebligatın usulsüz olduğu iddiası ve satışın süresinde istenmediği iddiası ile ihalenin feshi talep edilmiştir. Yargılama sırasında şikayetçi borçlulardan birinin vefat etmesi üzerine, mahkemenin HMK m. 55 gereği yapması gereken işlem nedir? Yargıtay 12. HD 2015/20572 E. sayılı kararında bu konuda nasıl bir yol izlenmiştir?
Mahkemenin HMK m. 55 gereği yapması gereken işlem, ölen şikayetçi borçlunun mirası reddetmemiş tüm yasal mirasçılarını tespit ederek, onlara davayı (şikayeti) usulüne uygun olarak tebliğ etmek ve taraf teşkilini eksiksiz bir şekilde sağlamaktır. İhalenin feshi talebi, niteliği gereği mirasçıların haklarını etkileyen bir davadır ve terekeye dahildir. Bu nedenle, tüm mirasçıların davaya katılma ve savunma yapma hakkı vardır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2015/20572 E., 2015/24666 K. sayılı kararında, ilk kararın tam da bu sebeple (ölen borçlunun mirasçıları davaya dahil edilmeden karar verildiği için) bozulduğu, ancak mahkemenin bozmaya uyduktan sonra da gereğini tam olarak yerine getirmediği belirtilmiştir. Mahkeme, mirasçılardan bazılarına tebligat çıkaramamış veya hiç çıkarmamışken, davayı takip eden tek bir mirasçının varlığıyla yetinerek karar vermiştir. Yargıtay, bu durumu da usule aykırı bulmuş ve 'şikayetçi borçlunun yasal mirasçılarına usulüne uygun tebligat yapılıp taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası incelenerek sonuca gidilmesi gerekirken, bozmaya uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmeden yargılamaya devam edilmesi doğru bulunmamıştır' diyerek kararı yeniden bozmuştur. Bu, taraf teşkilinin sağlanmasının ne kadar önemli ve tavizsiz bir usul kuralı olduğunu göstermektedir.