Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/196 E. sayılı kararında, mahkemenin görevsizlik kararını dava dilekçesini davalıya tebliğ etmeden vermesi neden 'hukuki dinlenilme hakkı'na aykırı bulunmuştur? Mahkemenin görevli olmasının bir dava şartı olması ve her aşamada re'sen gözetilmesi bu durumu değiştirir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84624

Kararda bu durumun 'hukuki dinlenilme hakkı'na (HMK m. 27) aykırı bulunmasının sebebi, usul hukukumuzdaki yargılama sistematiğidir. 6100 sayılı HMK'ya göre yargılama, 'dilekçelerin karşılıklı verilmesi' aşamasıyla başlar. Mahkemenin, bir dava şartı olan görev konusunda karar verebilmesi için dahi, en azından bu ilk aşamanın tamamlanması, yani dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilerek ona cevap hakkı tanınması gerekir. Davalı, cevap dilekçesinde mahkemenin görevli olduğuna dair hukuki argümanlar sunabilir veya davanın esasına ilişkin beyanlarda bulunabilir. Bu hak tanınmadan, tek taraflı olarak görevsizlik kararı verilmesi, davalının savunma hakkını ve yargılamaya katılımını engeller. Mahkemenin görevli olmasının bir dava şartı olması ve her aşamada re'sen gözetilmesi (HMK m. 115) bu durumu değiştirmez. Bu kural, hakimin görevsiz olduğunu fark ettiğinde bunu görmezden gelemeyeceği anlamına gelir, ancak bu tespiti yaparken ve kararı verirken HMK'daki diğer temel usul kurallarını (tebligat, cevap hakkı, hukuki dinlenilme hakkı) ihlal edebileceği anlamına gelmez. Karşı oyda belirtilenin aksine, Yargıtay'ın çoğunluk görüşü, dava şartlarının incelenmesinin dahi, dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonraki ön inceleme aşamasının (HMK m. 137) bir parçası olduğunu ve bu temel aşamanın atlanamayacağını kabul etmektedir.