Bir ceza davasında, sanığın eylemi mülga 765 sayılı TCK'ya göre zamanaşımına uğramış, ancak yürürlükteki 5237 sayılı TCK'ya göre zamanaşımı süresi henüz dolmamıştır. 'Kül halinde uygulama' ilkesi gereği, sanık lehine olan kanun hangisidir ve neden?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84623

Bu durumda sanık lehine olan kanun, tartışmasız bir şekilde mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'dur. Bunun nedeni, 'kül halinde uygulama' ilkesinin, kanunların sonuçları itibarıyla karşılaştırılmasını gerektirmesidir. 'Olağanüstü Kanun Yollarında Dava Zamanaşımı' metninde ve YCGK'nın 26.04.2011 tarihli kararında da vurgulandığı gibi, bir kanunun uygulanması sonucunda dava zamanaşımı nedeniyle 'düşme kararı' verilecek ve sanığa hiç ceza verilemeyecekse, bu sonuç, diğer kanuna göre daha az ceza alma ihtimalinden her zaman daha lehedir. Zamanaşımı, sanığa ceza verilebilme olanağını tamamen ortadan kaldıran bir sebeptir. Dolayısıyla, 5237 sayılı TCK'nın diğer hükümleri (örneğin ceza miktarı, erteleme şartları) sanık için daha avantajlı olsa bile, 765 sayılı TCK'nın uygulanmasıyla dava düşecekse, mahkeme başka bir karşılaştırma yapmaksızın 765 sayılı TCK'yı lehe kanun olarak kabul etmek ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermek zorundadır.