Bir davanın taraflarından birinin ölümü halinde, HMK m. 55 uyarınca mahkemenin davayı ertelemesi gerekirken, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde 'kayyım atanmasına' karar verebilmesi ne anlama gelir? Bu hükmün amacı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84614

HMK m. 55(1)'in ikinci cümlesi, 'Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.' hükmünü içermektedir. Bu, tarafın ölümü nedeniyle davanın zorunlu olarak ertelenmesi kuralına getirilmiş önemli bir istisnadır. Bu hüküm, davanın durmasının taraflardan biri veya üçüncü kişiler için telafisi güç zararlar doğurabileceği acil durumlar için öngörülmüştür. 'Gecikmesinde sakınca bulunan hâller'e örnek olarak; delillerin kaybolma tehlikesi (örneğin, yaşlı bir tanığın acilen dinlenmesi gerekliliği), bir ihtiyati tedbir kararının acilen alınması veya uygulanması zorunluluğu, bozulabilecek bir mal üzerinde tespit yapılması gibi durumlar verilebilir. Bu durumda mahkeme, mirasçıların mirası kabul veya ret etmesini beklemeden, terekeyi (ve dolayısıyla mirasçıları) bu acil işlemde temsil etmek üzere Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre bir 'temsil kayyımı' (TMK m. 427) atanmasına karar verebilir. Kayyım atandıktan sonra, sadece o gecikmesinde sakınca bulunan işlem yapılır ve dava yine mirasçıların tespiti ve davaya dahil edilmeleri için ertelenir. Bu hükmün amacı, bir tarafın ölümü nedeniyle ortaya çıkan zorunlu bekleme süresinin, diğer tarafın haklarını haleldar etmesini ve adaletin gecikmesi nedeniyle hak kayıpları yaşanmasını önlemektir.