Davalı, yargılamanın başında ileri sürmediği zamanaşımı def'ini, tahkikat aşaması bittikten sonra sözlü yargılama aşamasında ileri sürebilir mi? Bu durum, HMK m. 141 (iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı) ile nasıl ilişkilidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84604

Kural olarak ileri süremez. HMK m. 141'e göre, taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati veya ıslah yoluyla iddia ve savunmalarını genişletip değiştirebilirler. Ön inceleme duruşması bittikten sonra bu yasak başlar. Zamanaşımı bir 'ilk itiraz' değil, bir 'def'i'dir ve esasa ilişkin bir savunmadır. Bu nedenle, süresi içinde (cevap dilekçesinde) ileri sürülmelidir. Davalı, cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmamışsa, bu hakkını kaybetmiş sayılır. Tahkikat aşaması bittikten sonra, sözlü yargılama aşamasında bu def'iyi ileri sürmesi, açıkça 'savunmanın genişletilmesi' yasağına takılır. Mahkemenin, karşı tarafın açık rızası olmaksızın, bu aşamada ileri sürülen zamanaşımı def'ini dikkate alması usule aykırıdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2014/6487 E. sayılı kararında da, davalının hiç ileri sürmediği zamanaşımı def'inin mahkemece re'sen dikkate alınarak davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Bu durum, def'ilerin süresinde ileri sürülmesi gerektiği ve hakimin bunları re'sen nazara alamayacağı ilkesinin bir sonucudur.