Ticaret sicilinden terkin edilmiş bir limited şirketin ihyası davasında, davalı olarak kim gösterilmelidir ve bu davada mahkemenin vekalet ücreti ile yargılama giderlerini davalı aleyhine hükmetmesi hangi koşulda hukuka uygun olur?
Ticaret sicilinden terkin edilmiş bir şirketin ihyası davasında, davanın niteliği gereği husumetin, terkin işlemini gerçekleştiren **ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne** yöneltilmesi gerekir. Şirketin tüzel kişiliği sona erdiği için doğrudan şirkete veya ortaklarına husumet yöneltilemez. Mahkemenin vekalet ücreti ve yargılama giderlerini davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine hükmetmesi, kural olarak mümkün değildir çünkü sicil müdürlüğü bu davada şekli bir taraftır. Ancak, 'Şirketin İhyasına Karar Verilmesi' başlıklı metindeki Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtildiği gibi, eğer **terkin işlemi sicil müdürlüğünün kusurlu veya hukuka aykırı bir işlemiyle** gerçekleşmişse, bu durumda davalı sicil müdürlüğünün davanın açılmasına sebebiyet verdiği kabul edilir ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulması hukuka uygun olur. Örneğin, kararda belirtildiği gibi, şirketin TTK Geçici 7. maddede sayılmayan bir nedenle (oda kaydının silinmesi gibi) terkin edilmesi veya kanunda öngörülen ihtar ve ilan prosedürlerine uyulmadan terkin edilmesi gibi durumlarda, sicil müdürlüğünün kusurlu olduğu kabul edilebilir ve bu hukuki sonuca varılabilir.