Kasten öldürme suçunda, sanık ile maktul arasındaki husumetin niteliği ve eylemin ani bir kastla işlenmesi, suçun TCK m. 82/1-b (canavarca hisle öldürme) kapsamında değerlendirilmesini nasıl etkiler? YCGK 2018/668 sayılı kararındaki olayı esas alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84596

'Canavarca hisle' öldürme, failin özel bir psikolojik durumu ve güdüsünü gerektirir. Bu, genellikle önceden gelen, kana susamışlık, sırf öldürmekten veya acı çektirmekten zevk alma gibi toplum vicdanını derinden sarsan bir hisle hareket etmeyi ifade eder. YCGK'nın 2017/659 E., 2018/668 K. sayılı kararında, sanık ile maktulün arkadaş olduğu ve olayın, birlikte aşırı alkol aldıkları bir sırada, maktulün sanığa küfretmesi ve bıçakla hamle yapması üzerine çıkan bir tartışma ve kavga sonucu meydana geldiği tespit edilmiştir. Yargıtay, bu durumda sanığın eylemini 'önceden kendisinde mevcut olan bir his, düşünce nedeniyle değil de, sanığın maktule olan kızgınlığı nedeniyle o esnada ortaya çıkan ani bir kastla' gerçekleştirdiğini kabul etmiştir. Yani, eylemin temelinde 'canavarca bir his' değil, haksız tahrikin yarattığı anlık bir 'hiddet' ve 'öfke' yatmaktadır. Bu nedenle, fiilin işleniş şekli (23 bıçak darbesi) ne kadar vahşi olursa olsun, eyleme iten neden ve failin o anki ruh hali göz önüne alındığında, suçun TCK m. 82/1-b'deki nitelikli hali değil, TCK m. 81'deki basit kasten öldürme (haksız tahrik altında) suçunu oluşturduğuna karar verilmiştir. Bu, aradaki husumetin niteliğinin ve kastın anlık olup olmamasının, suç vasfının belirlenmesinde kritik bir rol oynadığını göstermektedir.