Ad – isim değiştirme ve soyadı değişikliği davasında, alınmak istenen soyadının Türk diline uygun olup olmadığının araştırılması ve bu konuda Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumundan görüş alınması gerektiğine dair Yargıtay uygulamasının yasal dayanağı ve amacı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84591

Bu uygulamanın yasal dayanağı, her ne kadar 1934 tarihli olsa da hala yürürlükte olan 2525 sayılı Soyadı Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Soyadı Nizamnamesi'dir (Tüzüğü). Soyadı Kanunu'nun ilgili hükümleri, soyadlarının Türkçe olmasını, rütbe, memuriyet, yabancı ırk ve millet isimleri ile ahlaka aykırı veya gülünç kelimelerin soyadı olarak alınamayacağını emreder. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 2002/11884 sayılı kararında da atıf yapılan Soyadı Tüzüğü'nün 5. maddesi, 'yeni alınacak soyadlarının Türk dilinden olması' gerektiğini belirtir. Bu uygulamanın amacı, soyadı birliğinin sağlanması ve korunması, soyadlarının ulusal kültüre ve dil yapısına uygun olmasının temin edilmesidir. Bu bir kamu düzeni meselesi olarak görülmektedir. Bu nedenle mahkeme, davacının isim değişikliği için haklı bir sebebi olduğuna kanaat getirse bile, alınmak istenen yeni soyadının bu emredici kurallara uygun olup olmadığını re'sen araştırmakla yükümlüdür. Bu araştırmanın bir parçası olarak da, konunun uzmanı olan Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'ndan görüş alınması, Yargıtay tarafından yerleşik bir usul olarak kabul edilmektedir. Bu kurumdan olumsuz görüş gelmesi halinde, mahkeme o soyadının alınmasına izin vermeyebilir.