HMK m. 114/1-d uyarınca 'taraf ve dava ehliyeti' bir dava şartıdır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2016/33296 E. sayılı kararında, yargılama sırasında ölen davalının mirasçıları davaya dahil edilmeden yargılamaya devam edilmesi neden temel bir usul hatası olarak görülmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84587

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2016/33296 E., 2016/20678 K. sayılı kararında bu durum, temel bir usul hatası ve bozma sebebi olarak görülmüştür. Gerekçesi şudur: 1. **Ehliyetin Sona Ermesi:** TMK m. 28/1 uyarınca, kişinin ölümüyle taraf ehliyeti sona erer. Yargılama süresince tarafların dava ehliyetine sahip olması ise HMK m. 114/1-d uyarınca bir dava şartıdır. Ölen bir kişi aleyhine veya onun vekili tarafından davaya devam edilemez. 2. **Davanın Mirasçılara Sirayeti:** Dava, ölenin malvarlığı haklarını etkileyen (somut olayda tazminat davası) bir dava olduğu için, tarafın ölümüyle konusuz kalmaz. Davanın tarafı, kanun gereği, mirası reddetmeyen mirasçılar haline gelir. 3. **Mecburi Dava Arkadaşlığı ve Taraf Teşkili:** Mirasçılar, tereke üzerinde elbirliğiyle hak sahibi oldukları için bu tür davalarda 'mecburi dava arkadaşı'dırlar. Bu nedenle, mahkemenin HMK m. 55 uyarınca, ölen davalının tüm mirasçılarını tespit edip usulüne uygun şekilde davaya dahil ederek 'taraf teşkili'ni sağlaması zorunludur. Kararda, mahkemenin bu zorunluluğu yerine getirmeden, yani taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam etmesi, dava şartı olan taraf ehliyeti eksikliğine rağmen yargılama yapması anlamına geldiği için 'hatalı' bulunmuş ve hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bu, aynı zamanda hukuki dinlenilme hakkının (HMK m. 27) da ihlalidir.