İmar kirliliğine neden olma (TCK m. 184) suçunda fiilin 12.10.2004 tarihinden önce işlenmiş olmasının hukuki sonucu nedir? Mahkemenin, imalatın yapım tarihini araştırmadan hüküm kurması neden usule aykırıdır?
İmar kirliliğine neden olma suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile hukukumuza girmiş yeni bir suç tipidir ve 12.10.2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Mülga 765 sayılı TCK'da bu fiili cezalandıran bir hüküm bulunmamaktaydı. Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'kanunların geriye yürümezliği' (zaman bakımından uygulama) ilkesi (TCK m. 7) gereğince, bir fiilin suç sayılabilmesi için işlendiği tarihte yürürlükte olan bir kanun tarafından suç olarak tanımlanmış olması gerekir. Bu nedenle, ruhsatsız veya ruhsata aykırı 'bina yapma' fiili 12.10.2004 tarihinden önce tamamlanmış ise, bu fiil suç oluşturmaz ve fail hakkında ceza verilemez. YCGK'nın 2018/503 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, mahkemenin imalatın yapım tarihini araştırmadan hüküm kurması 'eksik araştırma' nedeniyle usul ve kanuna aykırıdır. Çünkü yapım tarihi, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığını doğrudan etkileyen kritik bir bilgidir. Sanığın savunması veya tanık beyanları yapım tarihinin 2004 öncesine ait olduğuna işaret ediyorsa, mahkeme bu iddiayı teknik verilere (bilirkişi raporu, yapı malzemelerinin eskime durumu, tapu kayıtları vb.) dayanarak kesin olarak açıklığa kavuşturmak zorundadır. Bu araştırma yapılmadan kurulan bir mahkumiyet hükmü, kanunilik ilkesinin ihlali anlamına gelecektir.