Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2016/5537 E. sayılı kararında, Kurum denetmenlerince tutulan tutanakların ispat gücü nasıl değerlendirilmiştir? Özellikle, raporda imzası bulunmayan kişiler açısından bu tutanakların aksinin ispatı için yazılı delil şartı aranır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84581

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2016/5537 E., 2017/3127 K. sayılı kararında, Kurum denetmenlerince tutulan tutanakların ispat gücü detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Karara göre, bu tutanakların 'aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli' sayılabilmesi için belirli şartları taşıması gerekir: 1. **Geçerli Tutanaklar:** Aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan tutanaklar, Kurumun denetimle görevli memurları tarafından ya belgelere dayalı olarak düzenlenenler ya da belgeye dayanmasa bile, düzenlenmesi sırasında hazır bulunan işveren, işçi veya üçüncü kişilerin beyanları alınarak doğruluğu bu kişilerin imzalarıyla tasdik edilen ve imza inkarına konu olmayan tutanaklardır. 2. **Raporların Durumu:** Sadece memur veya müfettiş tarafından tek taraflı olarak hazırlanan ve varılan sonucu yazıya geçiren raporlar, tek başlarına 'aksinin yazılı delille kanıtlanması gereken' belgelerden sayılmaz. 3. **İmzası Olmayanlar İçin İspat Serbestisi:** En önemli nokta, rapor veya ekli tutanaklarda imzası bulunmayan kişiler yönünden, bu belgelerin aksinin ispatı için yazılı delil şartı aranmaz. Bu kişiler, tutanak içeriğinin aksini her türlü delille (tanık dahil) ispatlayabilirler. Yazılı delil zorunluluğu, sadece tutanağı ihtirazi kayıt koymaksızın imzalayan ilgililer için geçerlidir.