TTK'nın Geçici 7. maddesi kapsamında, münfesih olduğu halde sicilden terkin edilmemiş bir şirketin resen terkin edilebilmesi için hangi usuli işlemlerin yapılması zorunludur? Bu usule uyulmamasının sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84579

TTK Geçici 7. maddesi, belirli şartları taşıyan şirketlerin hızlı bir şekilde sicilden terkinini öngörürken, bu işlemin keyfi olmasını engellemek için belirli usuli güvenceler getirmiştir. 'Şirketin İhyasına Karar Verilmesi' başlıklı metindeki HGK kararının gerekçesinde de değinildiği üzere, zorunlu usuli işlemler şunlardır: 1. **Tespit:** Ticaret sicil müdürlüğü, kanunda sayılan sebeplerle (sermaye artırımı yapmama, 5 yıl genel kurul yapmama vb.) münfesih durumda olan şirketleri tespit eder. 2. **İhtar ve İlan:** Tespit edilen şirketlerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve şirketi temsile yetkili kişilere bir **ihtar** gönderilir. Bu ihtarda, şirketin durumunu düzeltmesi veya tasfiye memuru bildirmesi için iki aylık bir süre verilir. 3. **Tebligat ve Gazete İlanı:** İhtarın tebliğ edilememesi halinde, tebligat yerine geçmek üzere **Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde** ve ayrıca ilgili ticaret odasının internet sitesinde ilan yapılır. Bu usule uyulmaması, yani gerekli ihtar ve ilanlar yapılmadan bir şirketin sicilden resen terkin edilmesi, terkin işlemini hukuka aykırı hale getirir. Bu durumda, şirketin alacaklıları veya hukuki menfaati bulunan diğer kişiler (ortaklar, yöneticiler), 'haklı sebeplere' dayanarak şirketin ihyası için dava açabilirler. Davanın kabulü, usulsüz yapılan terkin işleminin iptali ve şirketin tüzel kişiliğinin yeniden tesis edilmesi anlamına gelir. HGK kararında da belirtildiği gibi, 'izlenecek olan prosedüre aykırı şekilde gerçekleştirilen terkin işlemi usul ve yasaya aykırı olarak kabul edilerek iptal edilebilecektir'.